one thing led to an other
the audition - have gun, will travel
19 derecede sonsuz yol/benzin/i-pod pili ve dolu bir kafa ile birlikte tavsiye edilir.
shut your fuckin’ mouth & sing my song…
jersey shore için bir fantasy league var. now that’s the Situation.
civalias - no escape
günün programı
10:00 açılış.
10:30 - 11:00 kahvaltı
11:00 - 11:30 gazeteler
11:30 - 13:30 internet
13:30 - 14:10 jersey shore s02e05
14:10 - 14:30 emrah serbes - erken kaybedenler
14:30 - 15:00 yemek
15:00 - 15:30 jersey shore s02e06
15:30 - elektrik kesintisi - monako
15:30 - 18:00 siesta
18:00 - 18:30 re-awakening/telefon
19:00 yemek
guilty pleasure = jersey shore
açık konuşayım juicehead olsam fiziken daha zor manen daha kolay bir hayatım olurdu ve ben bunun hayaliyle yaşıyorum.
mcfly - obviously
şarkılarda da böl-yönet mantığı iyi bir şey bence. çünkü bir şarkının her sözünün arkasında durmak zor; yazanın bile ne kadar arkasında olduğunu bilmediğiniz bir müzik dünyasında. böyle düşününce relate sanıldığından daha da kolay bir iş. let me relate to recklessly.
mcfly’ın diskografisini indirmekten daha iddialı şeyler de yapmışımdır. mesela şu an okuduğum one day gibin. cadde kızlarının başucu kitabı eleştirilerini ingilizcesini okuyarak önce vicdanımı rahatlattım. kitabı jonathon coe ve nick hornby beğenmişken, benim bünyemde default olarak romantik komedi kuruluyken o kadar da iddialı bir hareket olmadığı ortaya çıkıyor. paragrafın son cümlesi ilkindeki önermeyi çürüttüğünde postun gereğinden uzadığını hissediyorum.
ama one day çok başarılı bence, bir gün fikri zekice, kameranın değişmesi, kişilerin değişimi hiç bir tarafın tamamen çok iyi/kötü olmayacağını bilmek de huzur verici. daha sonuna gelmedim ama yukarıda adı geçen beğenenleri gibi bir tarzı varsa zaten sonu için değil geneli için okunmalı. okunuyor.
the pigeon detectives - romantic type
pd’nin ilk albümü untitled adlı şarkıya kadar koşmaktan hiç ödün vermiyor. eğlenceliler, gerçi hep eğleniyorlar o açıdan her bünyeye gelmez. chorus ilk dinlenildiğinde acaba olumlu mu olumsuz mu anlaşılmıyor. pop şarkılarında iki negatifle bir pozitife çok sık varmıyoruz. varmışlar.
o değil de cuma akşamı moda cafenero’da kitap okuyan kız ne güzeldi lan. whatever.